SEÇMELİ DERS NOTLARI

Kültür ve Medeniyetimize Yön Verenler - Tüm Sınavlar
Ana Sayfa

“KÜLTÜR VE MEDENİYETİMİZE YÖN VERENLER”

Nihat Mert - Türkçe Öğretmeni

Manevi Lider Şeyh Edebali

Bilge Kişiliği ve Eğitimi

Anadolu'nun ilk Ahi şeyhlerinden olan Şeyh Edebali, 1208 yılında Horasan'ın Merv şehrinde doğmuştur. Çok iyi bir eğitim almış, fıkıh ve İslami ilimler konusunda uzmanlaşmış büyük bir bilgindir. Şam'da eğitimini tamamladıktan sonra Anadolu'ya gelerek insanların eğitimiyle ilgilenmiştir.

Osman Gazi ile İlişkisi

Şeyh Edebali, Osmanlı Devleti'nin kuruluş döneminde Osman Gazi'ye fikirleriyle rehberlik etmiştir. Osman Gazi sık sık onun dergâhına gider, ona büyük saygı duyar ve nasihatlerini dinlerdi. Şeyh Edebali kızı Bala Hatun'u Osman Gazi ile evlendirmiştir.

Devletin "Manevi Kurucusu"

Osmanlı Devleti'nin sınırları kılıçla genişlerken, Şeyh Edebali nasihatleriyle bu devletin adalet ve hoşgörü temellerini atmıştır. Bu yüzden Şeyh Edebali, Osmanlı Devleti'nin "manevi kurucusu" olarak kabul edilir.

Tarihe Kazınan Öğütleri

Ahi teşkilatının da başındaki isimlerden olan Edebali'nin, Osman Gazi'ye devlet yönetimi konusunda verdiği "Ey oğul!" diye başlayan nasihati çok ünlüdür. Bu tarihi vasiyetten bazı örnekler şunlardır:

"İnsanı yaşat ki devlet yaşasın!" "Geçmişini bilmeyen, geleceğini de bilemez." "Sabır kara bir dikeni yutmak, diken içini parçalayıp geçerken de hiç ses çıkarmamaktır." "İnsanlar vardır, şafak vaktinde doğar, akşam vaktinde ölürler."

Bilecik Yılları ve Tarihi Önemi

Şeyh Edebali, Bilecik fethedildikten sonra buraya yerleşmiş, konargöçer Kayı aşiretinin yerleşik hayata geçmesini sağlamış ve Bilecik'teki ilk Osmanlı kadısı (hakimi) olmuştur. Hayatının sonuna kadar burada yaşamış olup, bugün türbesi Bilecik'te bulunan önemli bir ziyaretgâhtır.

Sıra Sende: Açık Uçlu Sorular

1. Şeyh Edebali'nin Osmanlı Devleti'nin kuruluşundaki rolü nedir ve ona ne unvan verilmiştir?
2. Şeyh Edebali, "İnsanı yaşat ki devlet yaşasın" sözüyle Osman Gazi'ye nasıl bir devlet yönetimi tavsiye etmiş olabilir? Kendi kelimelerinizle açıklayınız.
3. Şeyh Edebali'nin "Geçmişini bilmeyen, geleceğini de bilemez" sözünden ne anladığınızı en az iki cümle kurarak açıklayınız.
4. Metinde geçen "manevi kurucu" ifadesindeki "manevi" kelimesinin metne kattığı anlamı, metindeki ipuçlarından (bağlamdan) hareketle açıklayınız.
5. Şeyh Edebali'nin türbesi günümüzde hangi ilimizdedir ve onun bu ildeki ilk resmi görevi ne olmuştur?

Evrenin Sırlarını Çözen Bilgin "Biruni"

Bilgiye Adanmış Bir Hayat

Asıl adı Ebu Reyhan el-Biruni olan büyük bilgin, 973 yılında Harezm bölgesinde (bugünkü Özbekistan sınırları içinde) doğmuştur. Küçüklüğünden itibaren gökyüzüne, doğaya ve bilime büyük bir merak duymuş; astronomi, matematik, tıp, coğrafya ve tarih gibi birçok farklı alanda kendini geliştirmiştir. Çok yönlü bir bilim insanı olduğu için ona "Hezarfen" (çok şey bilen, bin fenli) denmiştir.

"Sarayımın En Değerli Hazinesi"

Biruni, yaşadığı dönemin en büyük Türk-İslam devletlerinden biri olan Gazneliler zamanında büyük destek görmüştür. Dönemin hükümdarı Sultan Gazneli Mahmut, bilime ve alimlere o kadar çok değer veriyordu ki, Biruni'yi sarayında ağırlamış ve onun için tarihe geçen şu meşhur sözü söylemiştir:

"O, sarayımın en değerli hazinesidir!"

Dünya'nın Dönüşü ve Uzay

Biruni'nin en şaşırtıcı çalışmaları astronomi (gökbilim) alanındadır. Avrupalı bilim insanlarından (Kopernik ve Galileo gibi isimlerden) yüzlerce yıl önce, Dünya'nın yuvarlak olduğunu ve kendi ekseni etrafında döndüğünü savunmuştur. Ayrıca Dünya'nın çevresini ve yarıçapını bugünkü modern teknolojiyle yapılan ölçümlere çok yakın bir şekilde, büyük bir başarıyla hesaplamıştır.

Tarihe Bıraktığı Miras

Ömrü boyunca 140'tan fazla eser yazan Biruni; Türkçe, Arapça, Farsça, İbranice ve Hintçe gibi birçok dili çok iyi okuyup yazabiliyordu. Yaşadığı dönemde bilime yaptığı devasa katkılardan dolayı, bilim tarihçileri onun yaşadığı yüzyıla haklı bir gururla "Biruni Çağı" adını vermişlerdir.

Sıra Sende: Açık Uçlu Sorular

1. Sultan Gazneli Mahmut, bilime verdiği değeri göstermek için Biruni hakkında hangi meşhur sözü söylemiştir?
2. Avrupalı bilim insanlarından yüzlerce yıl önce Biruni'nin Dünya ile ilgili savunduğu çok önemli iki düşünce nedir?
3. Sizce tarihçilerin koca bir yüzyıla "Biruni Çağı" adını vermesinin temel sebebi nedir? Kendi kelimelerinizle en az iki cümle kurarak açıklayınız.
4. Metinde geçen "Hezarfen" kelimesinin anlamını, metindeki ipuçlarından (bağlamdan) yararlanarak yazınız.
5. Biruni'nin Dünya'nın çevresini modern teknoloji olmadan neredeyse kusursuz hesaplaması, onun hangi kişisel özelliklere (karaktere) sahip olduğunu gösterir? İki özellik yazınız.

"İkinci Öğretmen" Farabi

Doğumu ve Eğitim Hayatı

Asıl adı Muhammed olan büyük düşünür, 870 yılında Türkistan'ın Farab şehrinde doğmuştur. İsmindeki "Farabi", Farab şehrinden gelen adam anlamındadır. Çok zeki ve meraklı bir çocuk olan Farabi, eğitim için Bağdat'a gitmiş ve burada dönemin en ünlü alimlerinden dersler almıştır. Arapça ve Farsçanın yanı sıra pek çok yabancı dili de öğrenmiştir.

Muallim-i Sani (İkinci Öğretmen) Unvanı

Farabi felsefe, mantık, matematik ve müzik alanlarında sayısız eser vermiştir. Antik Yunan düşünürü Aristoteles'in (Aristo) eserlerini çok iyi incelemiş, anlaşılmayan yerlerini açıklayarak insanlara öğretmiştir. Dünyada "Birinci Öğretmen" olarak bilinen Aristo'dan sonra, bilim dünyasına yaptığı bu büyük katkılardan dolayı Farabi'ye tarihte şu meşhur unvan verilmiştir:

"Muallim-i Sani" yani "İkinci Öğretmen"

Erdemli Şehir (El-Medinetü'l Fazıla)

Farabi'nin en ünlü eserlerinden biri "Erdemli Şehir" anlamına gelen kitabıdır. Farabi bu eserinde hayalindeki ideal toplumu anlatır. Ona göre bir devletin asıl amacı insanların mutlu olmasını sağlamaktır. Erdemli Şehir'de yaşayan insanlar birbirine yardım eder, adaletli davranır ve yalan söylemezler. Cehalet ve kötülük bu şehirde barınamaz.

Müziğe ve Bilime Katkıları

Farabi sadece kitap okuyan bir felsefeci değil, aynı zamanda harika bir müzisyendir. Türk müziğinde çok sevilen "Kanun" adlı çalgıyı icat ettiği (veya geliştirdiği) bilinmektedir. Müziğin insanların ruh sağlığını ve hastalıklarını tedavi etmede kullanılabileceğini savunmuştur. Ayrıca tarihte ilk defa bilimleri sınıflandırmış (fizik, matematik, mantık vb. diyerek gruplara ayırmış) ve öğrenmeyi kolaylaştırmıştır.

Sıra Sende: Açık Uçlu Sorular

1. Farabi'ye tarihte hangi ünlü unvan verilmiştir ve bu unvanın anlamı nedir?
2. Farabi'nin hayalindeki mutlu, yardımsever ve adaletli toplumu anlattığı ünlü eserinin adı nedir?
3. Farabi'nin bilimlerin öğrenilmesini kolaylaştırmak için tarihte ilk defa yaptığı önemli çalışma nedir?
4. Farabi'nin "Erdemli Şehir" hayalini günümüz dünyasına uyarlasaydınız, bu şehirde yaşanmasını kesinlikle yasaklayacağınız ilk iki davranış ne olurdu? Nedenini kısaca açıklayınız.
5. Farabi nerede doğmuştur ve ismini nereden almıştır?
6. Farabi'nin müzik alanında yaptığı iki önemli çalışmayı (katkıyı) yazınız.

Hoşgörü ve Sevgi Elçisi "Hacı Bektaş Veli"

Horasan'dan Anadolu'ya Bir Gönül Eri

Büyük Türk mutasavvıfı ve düşünürü Hacı Bektaş Veli, 1209 yılında Horasan'ın Nişabur şehrinde doğmuştur. Kapsamlı bir eğitim sürecinin ardından Anadolu'ya yönelmiş; Nevşehir'in Sulucakarahöyük (bugünkü adıyla Hacıbektaş) ilçesine yerleşerek insanları eğiteceği dergâhını kurmuştur.

İnsan Sevgisi ve Hoşgörü Felsefesi

Hacı Bektaş Veli'nin öğretisinin temeli "insan sevgisi" ve "hoşgörü"dür. İnsanları dili, dini veya ırkı ne olursa olsun birbirinden ayırmamış, herkese eşit davranmıştır. Onun dergâhında kimse kimseyi incitmezdi. Bu düşüncesini şu meşhur sözüyle özetlemiştir:

"İncinsen de incitme!" "Dili, dini, rengi ne olursa olsun iyiler iyidir."

Birlik ve Beraberlik Çağrısı

Anadolu'nun o dönemde Moğol istilaları yüzünden zor günler geçirdiği bir zamanda, Hacı Bektaş Veli insanlara umut olmuş ve onları bir arada tutmaya çalışmıştır. Toplumun huzuru ve barışı için dayanışmanın ne kadar önemli olduğunu şu altın öğütle dile getirmiştir:

"Bir olalım, iri olalım, diri olalım."

En Önemli Eseri ve Öğrencileri

Hacı Bektaş Veli'nin yazdığı eserler arasında en çok bilineni ve en önemlisi "Makâlât" adlı kitabıdır. O, dergâhında yetiştirdiği yüzlerce öğrenciyi (erenleri) Anadolu'nun ve Balkanlar'ın dört bir yanına göndermiştir. Bu öğrenciler gittikleri yerlerde Türklüğü, İslamiyet'i, doğruluğu ve ahlakı yayarak o bölgelerin manevi yönden gelişmesini sağlamışlardır.

Sıra Sende: Açık Uçlu Sorular

1. Hacı Bektaş Veli nerede doğmuştur ve Anadolu'ya geldikten sonra nereye yerleşmiştir?
2. Hacı Bektaş Veli'nin "İncinsen de incitme" sözüyle insanlara vermek istediği temel mesajı en az iki cümleyle açıklayınız.
3. Hacı Bektaş Veli'nin "Bir olalım, iri olalım, diri olalım" sözü, o dönemde zor günler geçiren Anadolu halkı için neden çok önemli olmuştur?
4. Bu metnin ana fikrini (yazarın bize vermek istediği asıl düşünceyi) tam bir cümle kurarak yazınız.
5. Hacı Bektaş Veli'nin yetiştirdiği öğrenciler (erenler), Anadolu ve Balkanlar'da hangi önemli görevleri yerine getirmişlerdir?

Matematiğin ve Cebirin Babası "Harezmi"

Bilimin Merkezine Yolculuk

Tam adı Muhammed bin Musa el-Harezmi olan büyük matematik ve astronomi bilgini, 780 yılı civarında bugünkü Özbekistan sınırları içinde kalan Harezm bölgesinde doğmuştur. Bilime olan büyük merakı onu dönemin en büyük bilim ve kültür merkezi olan Bağdat'a götürmüştür.

Beyt'ül Hikme (Bilgelik Evi)

Bağdat'taki Abbasi Halifesi, bilime ve alimlere çok büyük değer veriyordu. Harezmi'nin zekâsını fark edince onu o dönem dünyanın en büyük kütüphanesi ve araştırma merkezi olan Beyt'ül Hikme'ye (Bilgelik Evi) yönetici olarak atadı. Harezmi burada devasa bir gözlemevi kurarak yıldızları ve gezegenleri incelemiş, coğrafya alanında haritalar çizmiştir.

İnsanlığa En Büyük Armağanı: "Sıfır"

Harezmi'nin bilim dünyasına yaptığı en büyük katkı, Hint rakamlarını inceleyerek matematiğe "Sıfır (0)" rakamını kazandırmasıdır. Sıfır olmadan büyük sayıları yazmak ve matematiksel işlemler yapmak neredeyse imkânsızdı. Harezmi'nin bu buluşu sayesinde matematik bugünkü modern haline ulaşabilmiştir.

Cebirin Kurucusu ve "Algoritma"

Harezmi aynı zamanda matematikte harflerin ve bilinmeyenlerin kullanıldığı "Cebir" biliminin de kurucusudur (babasıdır). Yazdığı ilk matematik kitabının adındaki "El-Cebir" kelimesi, bugün tüm dünyada "Algebra" (Cebir) olarak kullanılmaktadır. Ayrıca modern bilgisayarların, telefonların ve yapay zekânın çalışma mantığını oluşturan kodlama sistemine "Algoritma" denir. Bu kelime, Avrupalıların "Harezmi" ismini telaffuz etme şeklinden (Al-Khwarizmi) ortaya çıkmıştır!

Sıra Sende: Açık Uçlu Sorular

1. Harezmi tarihte en çok hangi bilim dalında yaptığı katkılarla tanınmıştır?
2. Harezmi, Bağdat'ta hangi ünlü bilim merkezinde (kütüphane ve akademide) yönetici olarak görev yapmıştır?
3. Harezmi'nin yazdığı eserler sayesinde kurucusu (babası) kabul edildiği matematik dalı hangisidir?
4. Harezmi'nin matematiğe 'Sıfır (0)' rakamını kazandırmasının insanlık tarihi ve bilim açısından önemi nedir? Kendi cümlelerinizle açıklayınız.
5. Günümüzde bilgisayarların, telefonların ve yapay zekânın temel çalışma mantığını oluşturan "Algoritma" kelimesi nereden gelmektedir?

"Pîr-i Türkistan" Hoca Ahmet Yesevi

Türkistan'dan Doğan Işık

İlk büyük Türk mutasavvıfı (tasavvuf bilgini) olan Hoca Ahmet Yesevi, 1093 yılında bugünkü Kazakistan sınırları içinde yer alan Sayram kasabasında doğmuştur. Eğitimini tamamladıktan sonra Yesi şehrine yerleşmiş ve etrafına toplanan binlerce öğrenciye doğru yolu göstermiştir. Bu yüzden kendisine Türkistan'ın pîri (büyüğü, ustası) anlamında "Pîr-i Türkistan" unvanı verilmiştir.

En Ünlü Eseri: Divan-ı Hikmet

Ahmet Yesevi, İslam dininin kurallarını, güzel ahlakı, cennet ve cehennemi insanlara anlatmak için "Hikmet" adını verdiği şiirler yazmıştır. Bu şiirlerin toplandığı çok değerli kitabının adı ise şudur:

Divan-ı Hikmet

Güzel Türkçemizin Koruyucusu

O dönemde bilim ve edebiyat dili olarak genellikle Arapça ve Farsça kullanılıyordu. Ancak Hoca Ahmet Yesevi, halkın İslamiyet'i daha kolay öğrenip anlayabilmesi için şiirlerini ve öğütlerini sade bir Türkçe ile yazmıştır. Onun bu kararı, hem İslam'ın Türkler arasında hızla yayılmasını sağlamış hem de Türk dilinin unutulmasını engelleyerek edebiyatımıza büyük katkı sunmuştur.

Alperenler (Horasan Erenleri) ve Anadolu

Ahmet Yesevi, yetiştirdiği binlerce öğrenciyi (dervişi) Anadolu'ya ve Balkanlar'a göndermiştir. "Alperenler" veya "Horasan Erenleri" adı verilen bu öğrenciler, gittikleri yerlere sevgi, kardeşlik ve hoşgörü tohumları ekmişlerdir. Böylece henüz Türklerin eline tam olarak geçmemiş olan Anadolu'nun kapılarını manevi olarak açmışlar, Anadolu'nun Türkleşmesini ve İslamlaşmasını sağlamışlardır.

Sıra Sende: Açık Uçlu Sorular

1. Ahmet Yesevi'nin şiirlerini topladığı en ünlü ve en önemli eserinin adı nedir?
2. O dönemde diğer alimler Arapça ve Farsça yazarken, Ahmet Yesevi eserlerini neden "sade bir Türkçe" ile yazmayı tercih etmiştir?
3. Ahmet Yesevi'nin yetiştirip Anadolu'ya gönderdiği öğrencilere ne ad verilmektedir?
4. Ahmet Yesevi'nin şiirlerini sade bir Türkçe ile yazmasının, günümüzde güzel dilimiz Türkçenin yaşatılmasına nasıl bir katkısı olmuştur? İki cümleyle açıklayınız.
5. Ahmet Yesevi'ye büyük bir alim ve yol gösterici olduğu için verilen ünlü unvan nedir?

Türkçe Dersi - Ana Kontrol Paneli ...